CHP İZMİR’DEN İNSAN HAKLARI PANELİ - YOĞUN KATILIM UMUT VERDİ.  
10.12.2018
7054
Yazı Boyutu: A- A+
 

10 Aralık İnsan Hakları Günü nedeniyle CHP İzmir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen ile Avukat Ali Deman Güler’in konuşmacı olarak katıldığı “Evrensel İnsan Hakları ve Türkiye’de Hak İhlalleri” paneli, Dr.Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Moderatörlüğünü CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel’in yaptığı panele yoğun katılım sebebiyle salonda oturacak yer kalmazken, bir çok katılımcının paneli ayakta izlediği görüldü, Yoğun katılımın memnuniyet verİci olduğunu ve bir panelde ilk kez bu durumla karşılaştıkları ifade eden panelistlerde, CHP’nin insan hakları konusundaki hssasiyetinin Türkiye için çok umut verici olduğu beirtteler

GÖKÇEN, BU DEVİRDE TÜRKİYE’DE İNSAN HAKLARINI KORUMAK LÜKS HALİNE GETİRİLDİ
Önce ekonomi düzeltilmeli” CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, panelde yaptığı konuşmada, Türkiye’de insan haklarını konuşmanın bir lüks olduğunu söyledi. Gökçen, “Türkiye’de İnsan haklarını konuşmak bizim için bir lükstür, bizim önce ekonomimizi düzeltmemiz gerekir. Ekonomimizi düzeltmeden insan haklarını konuşmak çok da doğru değil” dedi. Hükümetin AİHM kararlarını uygulamayacağını açıklamasına değinen ve anayasanın 90. maddesini hatırlatan Gökçen, “90. madde şunu söylüyor, uluslararası sözleşmeler iç kanunda uygulanır diyor. Eğere kanununuz sınırlayıcı etkiye sahipse uluslararası kararları uygulayın diyor. AİHM’i sanki Avrupa’dan, dışarıdan gelen bir mahkeme olarak görüyorlar. Halbuki, AİHM’nin kurucu üyesiyiz. Baştan irademizi koymuşuz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak demişiz ki ‘Ben buna bağlıyım, uygulayacağım. Uygulamazsam da gel beni yargıla cezası neyse ödeyeyim’. İnsan haklarında ayrıca hiyerarşi sorunu karşımıza çıkıyor” diye konuştu. 3. Havalimanı örneği En temel hak nedir? diye soran Gökçen, “Yaşam hakkıdır derler. Yaşam hakkı olmasa diğer haklar da olmaz derler. Mesela ölüm hakkı diye bir şey yok mudur? Ölme hakkı tartışılıyor, ötenazi. Fiş çekme dediğimiz şey fiilen bizde de var. Yaşam hakkı grev sendika hakkından üstün müdür? Tartışılır. Siz grev hakkınızı yerine getiremiyorsanız ne oluyor? 3. Havalimanı oluyor. 3. Havalimanındaki işçiler… Mesela sağlık hakkı, ifade özgürlüğünden daha mı geri plandadır? Paranız yoksa tedavi olamıyorsanız, ifade özgürlüğünden daha mı az önemlidir? Havalimanını inşa eden insanlar o kadar para kazanmadıkları için o uçaklara binemeyecekler. Tahta kuruları altında yatıyor, çalışıyorlar. 54 kişi orada yaşamını yitiriyor. İnsan haklarının ne kadar bağlı olduğunu bize gösteriyor. İnsan hakları evrensel ve bütünseldir. O havalimanındaki işçilerin, grev ve sendika haklarına saygı gösterilseydi, o insanlar daha rahat çalışabilecekti, işlerine geri dönebilecekti ve belki de o insanları kaybetmeyecektik. İnsan haklarının bütünsel olması bölünmez olması gerekiyor. 3. Havalimanı en net örneği son zamanda” ifadelerini kullandı. “Asgari ücreti artırdık” Hakları birbirinden ayırmadan, tüm hakların mücadelesini aynı anda vermek gerektiğini dile getiren Gökçen, anlayış olarak birçok konuda AK Parti’den farklı olduklarını belirtti. AK Parti’den en çok ayrıldıkları noktanın, insanlara yapılan kömür yardımı gibi yardımlar konusunda, ‘Yardım mı, yoksa insanca yaşam için o hakkın yerine getirilmesi mi?’ olduğunu belirterek, “Biz dedik ki belediyelerimize ‘asgari ücreti artırıyoruz’. AK Parti ne yaparsa yapsın biz belediyelerimizde asgari ücreti artıyoruz dedik. Bu önemli bir şey. Bu tip şeyler yaparak genele dair inandırıcılığınızı artıyorsunuz, sosyal demokrat belediyeciliğin gereğini yerine getiriyorsunuz. Yapacağınız basit işlerle vatandaşların hayatını nasıl değiştirebileceğinizi gösteriyor bu durum” dedi. “Hukuk devletini inşa etmeliyiz”

DENİZ YÜCEL, ÖNCELİĞİMİZ İNSAN
CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel ise yaptığı konuşmada, evrensel insan haklarına dair söylenecek ilk sözün evrensel insan hakları bildirisinin ilk maddesinde söylendiğini ve siyasetten önce önceliklerinin insan olması gerektiğini ifade ederek, “Ülkemizde durum ne? Anayasal hüküm olmasına rağmen AİHM’nin kararlarını tanımıyorum nasıl diyebiliriz. Demek ki insan hakları dememiz için hukuk devleti de demeliyiz. Hukuk devleti görüntüsünden epey uzaklaştık. Kuvvetler ayrılığını rafa kaldırırken, orada ne hukuk devletinden ne de insan haklarından bahsedebilirsiniz. Öncelikle hukuk devletini inşa etmemiz gerekiyor. 2018’in ilk 6 ayında yaşam hakkı ihlalleri kapsamına 257 ölüm vakası girmiş, işkence kapsamında 86 hak ihlali gerçekleşmiş. Türkiye’nin en temel sorunu tek adam rejimi ve yönetimi. Kuvvetler ayrılığının aksine tüm gücü tek adamda toplarsanız, ne insan haklarından bahsedebilirsiniz ne hukuk devletinden. Sarılmamız gereken yegane konu hukuk devletinin üstünlüğüdür” şeklinde konuştu.

ALİ DEMAN GÜLER , İNSAN HAKLARI BAŞKENTİ İZMİR OLSUN

Avukat Ali Deman Güler ise yaptığı konuşmada, Türkiye’de insan haklarını ileriye götürmek isterken geri gitmeye başladıklarını belirterek, “Hukuk devleti sıralamasında Orta Doğu ve Afrika ülkelerinin bile gerisinde kaldık. Türkiye ilk defa bu hükümet zamanında kendini batının bir parçası olarak görmekten uzaklaştı. Sözleşmede imzamız olduğu halde AİHM’nin kararını uygulamıyorlar. Uluslararası hukukun kararlarını uygulamam demekle ilk defa karşılaşıyoruz” dedi. ‘İzmir’i insan haklarının başkenti yapabiliriz’ diyen Güler, “Biz İzmir’de insan hakları fuarları düzenleyebiliriz, dünyanın en büyük konferanslarını fuarlarını düzenleyebiliriz. Bu, aynı zamanda bu alanda çalışan binlerce insana ekmek olur. Yeni baştan bir insan hakları stratejisi üretmemiz gerekiyor. Bunu da sizlerle gerçekleştirebileceğimize olan inancım tam” ifadelerini kullandı.

CHPnet

SİTELERİ